14 Mart 2026
Daltonlar, Casperlar, Redkitler, Çirkinler, Şirinler… Yeni nesil çetelerin mahallelerinden izlenimler! daltonlar casperlar redkitler cirkinler sirinler yeni nesil cetelerin mahallelerinden izlenimler 31VihQkh.jpeg

Daltonlar, Casperlar, Redkitler, Çirkinler, Şirinler… Yeni nesil çetelerin mahallelerinden izlenimler!

“`html

“Eskiden mahallede silah sesi duyulduğunda, genellikle ‘kimin düğünü var?’ diye düşünürdük. Artık ise akıllara ‘hangi çeteye, hangi gruptan silah sıktı?’ sorusu geliyor,” diyor İstanbul Sultangazi’deki Zübeyde Hanım Mahallesi’nde yaşayan esnaf Hüseyin.

Hüseyin, çocuklarıyla ilkokulu arasında sadece 100 metre mesafe bulunduğunu, ama son zamanlarda onları okula götürmek için her gün onların elinden tutmanın kendisine zor geldiğini ifade ediyor.

Bu durum yalnızca Sultangazi için geçerli değil; İstanbul’un pek çok farklı mahallesinde benzer korkular yaşanıyor.

Barış Boyun ve Daltonlar gibi suç örgütlerine yönelik davalar, “yeni nesil mafya” olarak bilinen grupların İstanbul’da, özellikle belirli semtlerde nasıl etkin olduğunu gösteriyor.

İstanbul’un farklı bölgelerinde bu grupların ortaya çıkış nedenlerini, gençler üzerindeki etkilerini ve mahallelerdeki yaşamı nasıl dönüşüme uğrattığını araştırdık.

“İSTANBUL’UN BU KADAR SUÇ ORTAMINA DÖNÜŞTÜĞÜNÜ GÖRMEMİŞTİM”

50 yaşlarındaki Tekin, Bahçelievler Yenibosna Mahallesi’nde yaşarken, geçmişte geleneksel mafya gruplarını yakından izlemiş. Ancak şimdi mahallelerindeki gençlerin yeni suç çetelerine katılma eğilimini gözlemliyor.

“İstanbul’un bu kadar suç dolu bir ortam hâline geldiğini hiç görmemiştim,” diyor.

Esnaf, bu grupların tehditlerine en fazla maruz kalan kesimlerden biri. Harekete geçen davalarda şikayetçiler genellikle esnaflar oluyor.

İddianamelere göre bazı semtlerde bu gruplar işletmelerden “haraç, sokak hakkı veya ceza parası” talep edebiliyor. Çoğu zaman teslim etmediklerinde, motosikletli saldırganlar işyerlerine zimmet çıkartabiliyorlar.

Gazi Mahallesi’nde tekstil işi yapan Ekber, borçların zamanında ödenmemesi halinde silahların patlayabildiğini ifade ediyor.

Mahalleden bir kanaat önderi olan Haydar ise yeni durumdan bahsederek, “Esnaf artık ‘gelecekler’ korkusuyla polis çağırarak dükkanının önünde bekletiyor,” diyor.

Tekin, suç örgütleri arasında sürekli çatışmaların yaşandığını belirtti. Ekber ise, “Geçenlerde bir çatışmada ailemden birinin dükkanına kurşun isabet etti, camlar kırıldı,” diyor ve durumu gözler önüne seriyor. “Heykel Meydanı’nda bir kafe var, sürekli cam değiştirmek durumunda kalıyorlar.”

Esenyurt’ta yaşayan Berna, ailesiyle bir esnaf lokantası açmayı düşündüğünü, ancak bir arkadaşının çevrede daha önce bir ünlü baklavacı dükkanına saldırı yapıldığını söylemesi üzerine bu fikrinden vazgeçtiğini aktarıyor.

AİLELER ÇOCUKLARI İÇİNENDİKLERİ ENDİŞE İÇİNDE

Son olaylar nedeniyle birçok aile çocukları için kaygı taşımakta. Sultangazi’de geçen yıl iki grup arasında çıkan çatışmada, yoldan geçen 15 yaşındaki Büşra Polat hayatını kaybetmişti.

Bu olaydan sonra, mahallede “Arap Emrah” lakaplı Emrah Sever ve Volkan Reçber’in liderlik ettiği iki suç örgütüne yönelik operasyon düzenlendi.

Gazi Mahallesi’nden Haydar, geçen yıl yapılan bir hayır yemeğine saldırı düzenlendiği bilgisini veriyor ve mahalleden ayrılmak isteyen ailelerin sayısının arttığını söylüyor.

Bu grupların sık sık gövde gösterisi yapmak için konvoylar düzenlediği biliniyor.

Esenyurt’tan Berna, son yıllarda mahallede dolaşan motosikletli gençlerde ciddi bir artış olduğunu söylüyor. Ayrıca, kim olduğu belirsiz kişilerin mahallede çoğaldığını belirtiyor:

“Eskiden herkes kimin ne olduğunu bilirdi. Sağcı, solcu veya torbacı olduğu belli olurdu. Şimdi ise tanınmayan kişiler çoğaldı.”

Son beş-altı yıldır, geç saatlerde yalnız yürümemek için taksi çağırdığını dile getiriyor Berna.

POLİTİK SEMTLERDEKİ DEĞİŞİM

Şimdiki yeni suç örgütlerinin etkili olduğu mahaller arasında, geçmişte solcu grupların hâkim olduğu Nurtepe ve Gazi gibi “politik” bölgeler de yer alıyor.

Bu bölgelerdeki duvarlar hâlâ politika içeren sloganlar ve afişlerle kaplı. Ancak geçmişe kıyasla, bu sol grupların etkileri azalmış durumda.

Herkes, “Gezi olayları ve 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sonrası yasa dışı sol gruplara yönelik operasyonların arttığını ve bunun sonucunda çetelerin ortaya çıkmaya başladığını” belirtiyor.

Ekber, “Önceden devrimci örgütler güçlüydü ama uyuşturucu ve fuhuş yasaklıydı. Dışarıda yakalanıp işkence yapılır, mahalleden atılırlardı. Şimdi ise her yerde torbacı mevcut,” diyor.

Dikkat çeken bir diğer durum ise, geçmişte yasa dışı sol gruplarda yer almış bazı kişilerin bu grupların zayıflamasından sonra “yeni nesil” suç örgütlerine katılması oldu.

Okmeydanı’nda yaşayan genç Kerem, bu dönüşümün tanığı olduğunu ifade ediyor: “Bu insanlar siyaseti bir kenara bıraktı ve ‘Mahalleye sahip çıkıyoruz’ diyerek örgütlenmeye yöneldiler. Bunu ilk kabul eden mahalleliler oldu. Güçlenmek için doping aldılar. Fakat zamanla küçük çeteler doğmaya başladı ve ardından bu gruplar arasında kavga çıkmaya başladı,” diyor.

“GENÇLERİN ROL MODELİ KALMADI”

Kağıthane’den iş arayan mühendis Ahmet, bu bölgedeki değişimin gençler üzerindeki etkilerini şu şekilde yorumluyor:

“Bu mahallelerde gençler için rol model olabilecek geçmişteki solcu abiler artık yok, sahiplenilecek kimse kalmadı.”

Son zamanlarda bu mahallelerde polis varlığı belirgin bir artış gösteriyor ve daha önce hiç bu kadar çok polis aracı, motosikletli ekip ve hatta TOMA ile karşılaşmıyoruz.

Hüseyin, bu durumu sorguluyor: “Normalde daha fazla polis olduğuna göre daha güvende olmamız gerekmez mi?”

GRUPLARIN SİYASİ İZİ VAR MI?

Bu “yeni nesil” suç çetelerinin bir siyasi motivasyonunun olup olmadı merak ediliyor. Yenibosna’dan Tekin, geçmişte mahallelerdeki Ülkücü mafya eğilimine atıfta bulunarak, artık bu tür grupların varlığının azaldığını söylüyor.

Yapılan araştırmalar, bu grupların genelde bir siyasi çizgiye sahip olmadığını gösteriyor. Tekin, “Bu dönemde Alevi ailelerin çocuklarının da dahil olduğu yeni nesil gruplar var. Örneğin, Fransa’da öldürülen Gülbey Dilsiz bir Dersimliydi,” diyor. “Ancak bunların hiçbirinin belirgin bir siyasi yapısı yok; hepsi sadece suç odaklı,” diye ekliyor.

Kerem, Sedat Peker grubunun gençleri etkilemek için özel çaba gösterdiğini savunurken, Haydar, tanıdıklarının sol bir gruptan sonra çetelere katıldığını belirtip, “Mahallede tanımadığımız biri, sosyal medyada farklı kimliklerle tanınmaya çalışıyor,” diyor.

MAFYA VE YOKSULLUK İLİŞKİSİ

Yeni nesil suç gruplarının neden popülerleştiği, en çok tartışılan konulardan biri. Farklı bölgelerde yapılan görüşmeler, çoğu kişi ekonomik sorunların etkisini ifade ediyor.

Kağıthane’de yaşayan 23 yaşındaki üniversite mezunu Özge, “Dar gelirli semtlerden çıkmaları bir tesadüf değil,” diye belirtiyor. Eğitimsizlik, sınıf kalabalığı ve akran zorbalığı gibi konuların da bu duruma katkıda bulunduğunu vurguluyor.

“ESKİDEN BU İŞLERİN BİR RACONU VARDI”

Tekin, grupların büyümesinde yoksulluğun önemli bir etken olduğuna, fakat bunun yeterli olmadığını düşünüyor: “Sonuçta, yoksulluk uzun zamandır var. Bu dönemdeki uyuşturucu meselesi çok önemli. İnsanların yurt dışına çıkma isteği var. Ayrıca mevcut ahlak anlayışı kalmadı,” diyor.

Ahlak anlayışındaki bu çürümenin örneği olarak, “Eskiden bu işlerin bir sınırı vardı, şimdi her şey serbest,” diye ifade ediyor.

Tekin ayrıca, silah tedarikinin artık kolaylaştığını belirtiyor: “Artık merdiven altı üretilen CNC silahları yaygınlaşmış durumda. Çok uzun süre dayanmasa da amacını yerine getiriyor.”

“BİRİLERİ KISA YOLDAN PARA KAZANMAK İSTİYOR”

Kağıthane’den Özge, gençlerin bu gruplara yöneliminin gerekçelerini kuşaklar arasındaki farklarla açıklıyor: “Z kuşağı olarak, ne kadar çalışsak da üst kuşaklar gibi bir ev veya araba sahibi olamayacağımızı biliyoruz. Bu nedenle, bazı kişiler ‘hiçbir şey elde edemeyeceksek’ anlayışıyla kısa yoldan para kazanma arayışına giriyor,” diyor.

“Hızlı para düşkünlüğü, bu gruplara yönelimin artmasında etkili oluyor,” diyen Özge, kadın arkadaşları üzerinden bir örnek veriyor: “Only Fans giderek daha çok yaygınlaşıyor. Arkadaşlarımdan bazılarının bu platformda içerik oluşturarak para kazanmakta bir sakınca görmediğini duyuyorum.”

Berna ise, gözlemlerini aktararak, “Eğitimli gençler genellikle marketlerde kasiyer olarak iş buluyor. Ancak, eğitim düzeyi düşük ve sosyal hayatta kendini bulamayan çocuklar bu gruplara katılma eğilimindeler,” diyor.

Tekin, bazı bölgelerde bu suç gruplarına katılan gençlerin mahalle sakinleri arasında saygı gördüğünü ve bunun motivasyon kaynağı olduğuna dikkat çekiyor. Alışkanlık, dizi ve filmlerin de bazı dizilerin mafya kültürünü özendirdiği kanaatindeler, özellikle “Çukur” ve “Sıfır Bir” gibi yapımlar sıklıkla örnek gösteriliyor.

‘BU DÜNYAYA’ GİREN GENÇLERİN HİKAYELERİ

Beyoğlu’na bağlı Piripaşa Mahallesi’nde büyüyen ve şimdi bir kafede çalışan Cüneyt, bu suça batmış iki eski arkadaşının hikayesini paylaşırken, ilk hikaye olumlu bir sonla bitiyor:

“Beraber liseden mezun olduk. Okulu bıraktı, konfeksiyonda çalışmaya başladı. Mahalle abileri ile tanıştı ve uyuşturucuya başladı. Kısa sürede torbacılık yapmaya başladı ve hızlı bir şekilde kendi evini kiralayarak araba sahibi oldu. Ancak tetikçilik yapmaya başladıktan sonra hayatı değişti,” diyor.

Cüneyt, bu süreçte ailenin sorumluluğunu dile getiriyor: “Arkadaşım eve para götürdüğü zaman ailesi ona ‘Bu yaştaki çocuk parayı nereden buldu?’ diyerek sorgulamadı. Aile bu durumda daha da mutlu oldu.”

Bir diğer hikayesinde ise arkadaşının hayatını kaybettiğini belirtiyor: “Bir başka arkadaşım ise, okuldan mezun olduktan sonra suç dolu işler yapmaya başladı. Haliç’teki bir kafe işletmeye başladı. Rakip bir grup, takıldığı bir kıza rüşvet verip yerini söylemesini istemiş, kız da konum göndermiş. Onlar da geldi ve çocuğu orada öldürdüler.”

Kağıthane’den Ahmet, çocukken alay edilen bir arkadaşının bu gruplardan birine katıldığını, çatışmalarda yaralandığını, hapse girdiğini belirtiyor. “Hâlâ diyaloğumuz var, fakat bazı konularda bir araya geldiğimizde her şey normalmiş gibi oluyor, bu konuları konuşmuyoruz,” diyor.

REZİDANSLARIN ETKİLERİ

Haber kapsamında görüşülen esnaf Halil, Esenyurt’taki çok katlı binaların büyük sorunlara yol açtığını belirtiyor.

Halil, Esenyurt ve Kayaşehir gibi bölgelerdeki küçük odalı rezidansların, bu suç gruplarının faaliyetlerini kolaylaştırdığını öne sürüyor. Hatta bazı site yönetimlerinin bu gruplar tarafından kontrol edildiğini de iddia ediyor.

UYUŞTURUCU ELE GEÇİRİLİYOR, YENİ MODA ‘PEÇETE’

İddianamelere göre, “yeni nesil suç örgütlerinin” önemli gelir kaynaklarından biri uyuşturucu ticareti. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 16 Ekim’de açıkladığı 2025 uyuşturucu raporunda, 2024 yılında “sentetik ecza” olarak adlandırılan ilaçların yakalanma oranı bir önceki yıla göre %227 artış gösterdi.

Uyuşturucu nedeniyle ölümler %42 yükseldi ve uyuşturucuya bağlı şüpheli sayısı %20 artarak toplamda 374,948’e ulaştı.

Görüşülen kişilere göre, semtlerdeki uyuşturucuya erişim, cep telefonu uygulamaları sayesinde her zamankinden daha kolay hale geldi. Özge, “Gültepe’de bir ev var, herkes oradan uyuşturucu alıyor,” diyor. “Satıcılar bir anne-kız, fakat buna engel olamıyorlar.”

Gazi Mahallesi’nden Ekber, mahallelerinde uyuşturucunun en çok motosikletli gruplar aracılığıyla satıldığını belirtiyor. “Hatta artık genç kızların bile bu işe çekildiğini duyuyoruz,” diyor.

Mahallelerde duyulan bir diğer bilgi, son dönemde “peçete” adı verilen yeni bir uyuşturucu türünün hızla yayıldığı yönünde.

“ADI BİLİNMEYEN BİRÇOK GRUP VAR”

Mahallelerde birçok grubun adı geçiyor, ancak sıkça karşılaşılan isim “Daltonlar” oluyor. Yenibosna’dan Tekin ise, İstanbul’da pek çok grubu daha sessizce işlerini yürüten ve sosyal medyadan kaçan daha küçük çete gruplarının olduğunu söylüyor.

Tekin, geçmişteki suç örgütleriyle mevcut durumu karşılaştırırken, gençlerin başarıyı oyun gibi algılamalarını ifade ediyor: “Hayat ve ölümü görmüyorlar. Bu işin dönüşü yok. Hiç ölmeyecek gibi yaşıyorlar. Sonuçta ya tabut ya cezaevindesin,” diyerek ekliyor.

“`