Türkiye’nin sınırında imzalar atıldı: ABD destekli projede anlaştılar

Img

Türkiye’nin Irak ile imzalanan petrol boru hattı anlaşmasına aykırı hareket ettiği gerekçesiyle açılan dava karara bağlandı. Karara göre Türkiye, 2014-2018 yılları arasında Irak petrolünü usulsüz taşıdığı ve belirlenen fiyatın altında sattığı iddiasıyla 1 milyar 471 milyon dolarlık devasa bir tazminat cezası ödemeye mahkûm edildi. Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nin 2023’te verdiği karara karşı yapılan itiraz reddedildi.

Türkiye ile Irak arasındaki petrol ticaretinde yaşananlara tepkiler sürerken Irak hükümeti ile Suriye arasında petrol ticareti anlaşması imzalandı. Irak, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan güvenlik riskleri nedeniyle alternatif arayışındaki petrol ticaretinde yeni bir güzergah oluşturmayı amaçladıklarını açıkladı. ABD destekli proje iki ülkeyi yaklaşık 23 yıl sonra anlaşma masasına oturtmuş oldu.

TÜRKİYE’NİN SINIRINDA İMZALAR ATILDI

ABD ve İran arasındaki savaşta Hürmüz Boğaz’ından geçişlerin durması petrol ticaretini ve dünya piyasalarını krize sokarken Türkiye petrol akışında güçlü alternatifler arasında gösterilmişti.

Ermenistan sınırından gelecek petrolün 27 gün daha kısa süren güzergahla Avrupa’ya dağıtılması öngörülürken diğer bir alternatif de Irak ve Suriye hattında ortaya çıktı.

Irak ve Suriye, 2003 yılında ABD’nin Irak’ı işgali sırasında hasar görerek hizmet dışı kalan Kerkük-Banyas ham petrol boru hattının yeniden inşası ve işletilmesi için Washington’da bir mutabakat zaptı imzaladı.

ABD-Irak İş Konseyi toplantısı kapsamında Basra Petrol Şirketi Başkanı Bassem Abdul Karim Nasr ile Suriye Petrol Şirketi CEO’su Youssef Qablawi tarafından imzalanan anlaşmaya ABD yönetimi de tam destek veriyor.

ABD Enerji Bakanı Chris Wright’ın da katıldığı törenin ardından ABD Dışişleri Bakanlığı, projenin teknik ve finansal süreçlerini ABD öncülüğündeki uluslararası bir konsorsiyumun yürüteceğini duyurdu. İmza töreninde konuşan ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye-Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack ise bu kritik adımın, küresel enerji arzında Hürmüz Boğazı’nı ikincil konuma düşürecek stratejik bir sürecin önünü açacağını vurguladı.

Uzmanlar, ilk aşamada petrolün tankerlerle Suriye üzerinden taşınmasının ihracata kısa vadeli esneklik sağlayabileceğini, uzun vadede ise yeni boru hatlarının inşa edilmesinin daha kalıcı bir çözüm olacağını değerlendiriyor.

ABD DESTEKLİ PROJEDE ANLAŞTILAR

Iraklı Petrol Uzmanı Asım Cihad, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan sorunlar nedeniyle Irak’ın günlük yaklaşık 3 milyon 500 bin varil petrol ihracatında kayıp yaşadığını belirtti.

Irak Petrol Bakanlığının alternatif güzergahlar üzerinde çalıştığını söyleyen Cihad, bunlardan birinin Ceyhan Limanı üzerinden yapılan sevkiyatın artırılması olduğunu ifade etti. Günlük 150 bin ila 200 bin varillik ihracatın 250 bin ila 300 bin varile çıkarılabileceğini aktaran Cihad, diğer alternatifin ise Suriye’nin Banyas Limanı olduğunu söyledi.

Cihad, Irak’ın nisan, mayıs ve haziran aylarında Banyas üzerinden siyah petrol ihraç ettiğini hatırlatarak, Basra petrolünden günlük 50 bin varilin tankerlerle Banyas Limanı üzerinden dünya piyasalarına sevk edilmesinin planlandığını ifade etti. Irak’ın rafinerilerde verim kaybına yol açan siyah petrolden kurtulmak istediğini belirten Cihad, bu yöntemlerle elde edilecek gelirin sınırlı olacağını ancak ekonomik koşullar nedeniyle buna ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.

Irak-Suriye petrol boru hattının mevcut haliyle ihracat için yeterli olmadığını belirten Cihad, uzun vadede yeni boru hatlarının inşa edilmesinin daha sürdürülebilir bir çözüm olacağını kaydetti.

“İLAVE BİR İHRACAT KAPISI”

Eko-Irak Gözlemevi Başkanı Ali Naci ise Suriye üzerinden yeniden petrol sevkiyatının başlamasının Irak’a alternatif bir ihracat güzergahı kazandıracağını söyledi.

Naci, projenin hayata geçirilmesi halinde Irak’ın Körfez limanlarına bağımlılığının azalacağını ve petrol ihracatında daha esnek bir yapıya kavuşacağını belirtti. Yeni güzergahın Irak’a Suriye üzerinden ilave bir ihracat kapısı açmasının yanı sıra iki ülke arasında petrol ve lojistik alanındaki iş birliğini de geliştireceğini ifade etti.

Projenin Irak’ın ihracat güvenliğini güçlendirecek stratejik bir alternatif oluşturduğunu belirten Naci, girişimin gelecekte yeni boru hattı projeleri ve enerji altyapısı yatırımlarına da zemin hazırlayabileceğini söyledi.

Ancak Naci, petrolün tankerlerle taşınmasının boru hatlarına göre daha maliyetli olması, taşınabilecek miktarın sınırlı kalması ve kara güzergahlarındaki güvenlik risklerinin projenin önündeki en önemli zorluklar arasında yer aldığını da vurguladı. (AA)

yok

Author: Yusuf Kurt